Nisan

102 kilo bir kadının iç hesaplaşması:

-Ben kimim?
-Nasıl bir hayatım olsun isterim?
– Nefes bile zor alıyorken mutlu yaşamam ne kadar mümkün?
-Oğlumun hayatında kilom yüzünden ikinci plana atılmak ne büyük acı.
-Hayalindeki oyun arkadaşı olamıyorum, mecalim yok, nefesim yetmiyor, seri hareket edemiyorum

Gizem‘e gitme kararı ve gizemli günlerin başlangıcı.

Hep özeldi nisan ayı benim için çünkü oğlumu doğurduğum, anne olduğum, yeniden doğduğumu düşündüğüm bir aydı. Nereden bilebilirdim ki bu aya bir özel ve güzel bir anlam daha yükleyeceğimi…

Nisan benim kendime inanma ayım. Bu sefer diğerlerinden farklı olacağına sadECE inanmaya başladığım ay.
İnanarak çabalamaya başladığım ve bu çabalamayı çok sevdiğim ay.

-10 kilo verdiğim ve spor yapmayı benimsediğim, gece atıştırmalarımı gece sporlarıyla değiştirdiğim, her gece sahilde yürüdüğüm ve  o tempoda ayaklarım beni zar zor taşısa da sporsuz asla olamayacağına kanaat getirdiğim ay.

İradesini sınamak ve güçlendirmek adına en sevdiği şeylerin yanında yenmesinden son derece mutlu olan, beyninin obezliğini kabul etmiş ve onunla savaşma cesaretini içinde bulan, liste dışında bir şey canı çektiğinde “TADINI BİLİYORUM, yememe gerek yok” demeyi öğrenen Ece’nin kendini terbiye ettiği ve 21 gün sonunda kendini obez yapan alışkanlıklarından arındığı ay.

Baharın yüreğime serptiği umut çiçeklerini inancımla suladığım ve karşılığını gördüğüm en güzel ay…