Ocak

Yorulmuyorum! Yorulmak nedir bilmiyorum. İnsülin direncimi kırdım kıralı, mayıs ayından beri yorgunluk hissetmiyorum. Sanki öyle bir güç var ki içimde herkese , her şeye yeter. Tüm dünyayı sırtlayabilirim. Hem en iyi anne hem en iyi öğretmen hem en iyi eş hem en iyi ev kadını olma hayaliyle, sporsuz yaşayamayan bir insan olma yolunda, sağlıklı beslenme ile sağlıklı nefes alabilme sevdasındayım! 

Kendimce başarıyorum, evet uykusuz kalıyorum ama yorulmuyorum. Gün yetmiyor bana, 24 saat yetmiyor ama ben her şeye yetiyorum. Hafta içi 6.30 da kalkıp okula giden ben hafta sonları 6.30 da kalkıp kendim için en güzel olanı pilatesimi yapıyorum. Neden?  Benim her şeye yetebilmem için huzurlu olmam, mutlu olmam lazım. Senelerce yemek yiyerek mutlu olduğunu zanneden bir kadınken uykusundan feragat edip sırf oğlunun uyanmasına ve kahvaltısına yetişebilmek için 7.00 da pilatese giden, güneşi pilatesle doğuran ve bu doğuşla kendisinin yeniden doğuşuna inanan bir Ece var artık! Ruhunun evini çok ama çok seven…

Pilates olmadığı günler tabii ki evimde eliptikle aşkımı yaşıyorum! Nabzımı hissediyor, kalbime istediğini veriyorum.

Oğlunun sağlıklı annesi, artık 60’lı kiloların sonunda hedefi 58 olan ve buna yılmadan adım adım, gıdım gıdım yaklaşan Ece var.