Şubat

Ve -40. Başta dediğim “40 kilo nasıl gider?” sorumun cevabına ulaştığım bu ayda,  kendime söz verdiğim gibi, şu öğretmenler odasında kakaolu kek kokusu burnuma her geldiğinde -40 ‘ ta yerim dediğim gibi ben bir ufak kakaolu kek yiyeyim. Beyin obezliğimi deneyeyim! Bakalım ölmüş mü yoksa  hala minnacık bir su ile köklerinden yeniden doğacak mı görmek istiyorum. Önümde dokuz adet minik kek var ve ben -40 şerefine sadece bir tane yiyeceğim. Mideme hükmedeceğim! Bunu başaracağım. 

Kokla Ece, önce kokla, kapa gözlerini git yanında yenilen ve senin iradenle yemediğin anlara. Eskiden oturup bir paket yediğin, yedikçe daha çok yemek istediğin ve seni hayallerinden uzağa atan, bunu farkedip kendine söz verdiğin noktada 10 aylık süreçte ağzına asla sürmediğin kakaolu keki bir kokla bakalım. Eskisi gibi hissedecek bir kutuyu hemen yemek isteyecek misin? Kimseler görmeden hepsini yiyeyim de  kimse bilmesin diyecek misin? 

Bu benim beyin obezliğime sınavım ve bu sınavı ben kazanacağım! 

Kazandım mı? Tabii ki zafer benim! Bir tane yedim ve hemen sporumu yapıp yaktım bile. Bundan sonra böyle. 58 ‘ den sonra böyle. Ölçülü ve yakmak üzere… Kendini fit hissetmenin tadı hiç bir kakaolu kekte yok. Tecrübe ile sabit 🙂

Nisan ayında 102,300 kilo ile başladığım bu yolda (  vücut yağı 43,300kg , vücut yaşı 34) , şubat ayı sonu 61,200 kg ( vücut yağı 14,700 kg, vücut yaşı 28 ) ile devam ediyorum. 

Hedef 58 !